Bir Öğretmenin Gözünden Bir Çocuğun Hayatına Dokunmak
13 Aralık 2025, Cumartesi 22:07Sınıfa her adım attığımda aslında bir sınıfa değil onlarca farklı hayata girdiğimi bilirim. Her sırada oturan çocuk yalnızca bir öğrenci değil her biri bir hikayenin canlı kahramanıdır. Biri evde sessizliğe alışmıştır bir diğeri sürekli güçlü olmak zorunda kalmıştır biri diğeri ise henüz hayal kurmanın ne demek olduğunu bile tam olarak bilmez. Öğretmen bu görünmeyen dünyaları fark edebilme becerisine sahip bir liderdir. Tahtaya yazılan bilgiler kadar hikayelerin kahramanları ile kalpten kalbe köprü kurabilmekte sorumluluğumuzdur. Bir çocuğun hayatına dokunmak büyük ve gösterişli işler yapmak anlamına gelmez. Çoğu zaman bu dokunuş kimsenin fark etmediği küçük anlarda gerçekleşir. Derste söz almak isteyen ama çekinen bir çocuğun bakışını yakalamak teneffüste yalnız duran bir öğrencinin yanına oturmak “Nasılsın?” sorusunu gerçekten cevabını dinlemek için sormak… Bunlar müfredatta yazmaz ama eğitimin en güçlü kazanımlarıdır.
Öğretmenlik mesleği zaman içerisinde bana şunları öğretti ki çocuklar anlatılan dersten çok kendilerine nasıl davranıldığını öğrenirler. Sabırlıysak sabrı adilsek adaleti umutluysak umudu içselleştirirler. Bir öğretmenin sesi bazen bir çocuğun iç sesi olur. Sürekli eleştirilen bir çocuğa inandığınızı söylediğinizde o çocuk ilk kez kendine inanmaya başlar. Bir hatasını yüzüne vurmak yerine hatayla nasıl baş edileceğini gösterdiğinizde hayata dair çok daha büyük bir ders vermiş olursunuz.
Öğretmen olmak her çocuğun aynı yerden başlamadığını kabul edebilmektir. Kimisi derse tok gelir kimisi aç. Kimisi sevgiyle büyür kimisi sadece kurallarla. Sınıfta eşitliği sağlamak herkese aynı şeyi vermek değil herkesin ihtiyacı olanı fark edebilmektir. İşte öğretmenin vicdanı tam da burada devreye girer. Çünkü bazen bir çocuğun ihtiyacı olan şey bilgi değil anlaşılmaktır.
Okul bazı çocuklar için yalnızca bir bina değildir bazen hayata tutundukları tek daldır. Evinde sesini duyuramayan sokakta kendini güvende hissetmeyen çocuklar için öğretmen rol modelden çok daha fazlasıdır. Bazen bir anne şefkati bazen bir baba güveni bazen de sadece “yanındayım” diyen bir yetişkindir. Öğretmenin sınıftaki duruşu adaleti ve merhameti çocuğun dünyaya bakışını sessizce şekillendirir.
Elbette her öğrencinin hayatını kökten değiştirmek mümkün değildir. Ama zaten mesele bu değildir. Mesele bir çocuğun yoluna ışık olabilmektir. Bir yeteneğini fark edip cesaretlendirmek bir başarısını içtenlikle kutlamak düştüğünde elinden tutmak… Bu küçük dokunuşlar yıllar sonra bile hafızalarda canlı kalır. Çünkü çocuklar ne söylediğimizi değil onlara nasıl hissettirdiğimizi hatırlar.
Yıllar sonra bir öğrencinizin sizi hatırlayıp hatırlamaması önemli değildir. Asıl önemli olan hayata karşı duruşunda bir iz bırakabilmektir. Kendine güvenen başkalarına saygı duyan hata yapmaktan korkmayan bireyler yetiştirebiliyorsak en büyük başarı budur. Notlar unutulur sınavlar geçer ama bir öğretmenin verdiği umut kalır.
Bu yüzden her sabah sınıfa girerken kendime şu soruyu sorarım. Bugün hangi çocuğun hayatına farkında olmadan bile olsa küçük bir dokunuş yapabilirim? Çünkü biliyorum ki bazen bir öğretmenin attığı küçücük bir adım bir çocuğun bütün hayat yolculuğunu değiştirebilir.
Bir öğretmen için akademik başarı kadar çocukların hayatına dokunabilmekte önemlidir.
Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.