TÜRK HARP TARİHİ İLE İLGİLENENLERE; ÖNCESİ İLE BİRLİKTE KIBRIS BARIŞ HAREKÂTI-1
22 Temmuz 2026, Çarşamba 16:24Bugün, 20 Temmuz 1974 tarihinde başlayan Kıbrıs Barış Harekâtının 52’nci yıldönümü. Bu vesile ile hazırladığımız iki bölümlük yazının, bugünkü birinci bölümünde, şanlı bir zaferle sonuçlanan bu harekâtımızın ilk günü icra edilen faaliyet ve yaşanan çatışmalar hakkındaki özet bilgileri sizlerle paylaşmak istiyorum (Harekat öncesi hazırlıklar ve 20 Temmuz’daki muharebelerin anlatım bütünlüğünü bozmayınca, yazın kısmen uzun oldu; buna rağmen, konu ile ilgilenenlerin okumaları önerilir.).
15 Temmuz 1974 sabahı, Nikos SAMPSON liderliğinde Rum Milli Muhafız Ordusu'nun (RMMO), Kıbrıs'ta yaptığı darbe haberi Türkiye'de duyulur duyulmaz, Başbakan Bülent ECEVİT, "Kıbrıs'ta, hiçbir OLDU-BİTTİNİN kabul edilmeyeceğini," açıkladı; gerekli siyasi ve diplomatik görüşme ve değerlendirmeler yapıldıktan sonra, 1959 Zürih ve Londra Antlaşmalarının, GARANTÖR DEVLET olarak Türkiye'ye verdiği yetkiye istinaden, Kıbrıs'a askeri müdahalede bulunulmasına karar verildi. 15 Temmuz tarihi itibarıyla Genelkurmay Başkanlığı'nın, hazırlıkların tamamlanması için "beş günlük bir süreye ihtiyaç duyulduğunu," belirtmesi üzerine, 20 Temmuz 1974 sabahı, Kıbrıs'ta askeri harekâta başlanması kararlaştırıldı (Aslında, 1963 ve 1967 olaylarından sonra hazırlanan adaya yönelik müdahale planlarında, bu süre 20 gün olarak belirlenmişti.)
Hükümetin verdiği direktif üzerine, zaten 15 Temmuz'da gerek planlama, gerekse icraata yönelik hazırlıklara başlamış olan Genelkurmay, Kuvvet Komutanlıkları ile gerekli koordinasyonu yaparak, hem harekât planına son şeklini verdi, hem de harekâta katılacak birlikleri belirledi. Çok özet olarak MÜŞTEREK HAREKÂT PLANI aşağıda sunulmuştur ("Yıldız Atma-4 Planı." Başka planlarımız da vardı.);
-Birinci Safha; Kıbrıs Türk Kuvvetleri Alayı (KTKA), Lefkoşa ve Boğaz Sancaklarının Mücahitleri ile, Girne Boğazı-Gönyeli-Lefkoşa bölgesinin emniyetini almayı müteakip, Hava İndirme Tugayı (Kayseri) ve Komando Tugayı (Bolu) bu bölgeye indirilecek,
-Çıkarma Grubu/Çakmak
Özel Görev Kuvveti (Foça'daki Amfibi Deniz Piyade Alayı+50'nci Piyade Alayı), denizden, Girne batısında kıyıya çıkarılacak,
-Bilahare, havadan inen kuvvetlerin bir kısmı KUZEYE TAARRUZ EDEREK, DENİZDEN ÇIKAN BİRLİKLERLE BİRLEŞME SAĞLANACAK.
-İkinci Safha; Durum gerektirirse; daha sonra denizden çıkarılacak iki tümenle (39'ncu Piyade Tümen ve 28'nci Motorlu Piyade Tümen), Kıbrıs Türkleri için güvenlik sağlayan "ŞAHİN SAFHA HATTINA" kadar (Batıda, Lefke kuzey batısı- Lefke güneyi- Lefkoşa-Magosa güneyinden geçen hat; bir dereceye kadar bugünkü hat) KUZEY KIBRIS ELE GEÇİRİLECEK. ( Bazı kaynaklarda, harekât 4 safhalı olarak verilmektedir)
Deniz ve Hava Kuvvetleri; Kara Kuvvetlerinin Kıbrıs'a intikalinin güvenliğini sağlayacak ve Kıbrıs'daki harekâtta da, deniz ve havadan yakın ateş desteğini sağlayacak (İbrahim ARTUÇ, Kıbrıs'ta Savaş ve Barış, Syf;169, KASTAŞ Yayını, 1989).
Kıbrıs'daki Türk Mukavemet Teşkilâtı (TMT) unsurları da, esas olarak, TSK Birlikleri adaya gelinceye kadar kendi bölgelerindeki Türk soydaşlarımızın güvenliğini sağlayacaklardı.
Bu planın icrası için aşağıdaki birlikler tahsis edilmiştir;
-"Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığı (KTBK)" olarak, Adana'da bulunan 6'ncı Kolordu Komutanlığı,
- 28'nci Piyade Tümeni (Ankara/Mamak), 39'ncu Piyade Tümeni (İskenderun) ve Zırhlı Alay (Ankara/Etimesgut; Etimesgut'taki Gösteri ve Tatbikat Alayı),
-Hava İndirme Tugayı (Kayseri),
-Komando Tugayı (Bolu),
-Amfibi Deniz Piyade Alayı (İzmir/Foça),
-Jandarma Komando Taburu (Nevşehir).
-Yukarıdaki birliklerin bünyesindeki unsurlarından teşkil edilen Çakmak Özel Görev Kuvveti (ÖG/K); 50'nci Piyade Alayı Muharebe Grubu+ Amfibi Deniz Piyade Alayı,
-Kıbrıs Türk Kuvvetleri Alayı,
-Kıbrıs Türk Mukavemet Teşkilâtı (TMT), (Komutanı, Türkiye'den görevlendirilen bir Kurmay Albay olup, Karargâhı Lefkoşa'dadır. 10 ayrı ilçede, kendisine bağlı ve Alay teşkilatında olan Sancakları vardır. Sancak'ların Komutanı olan SANCAKTAR da Albay veya Yarbay rütbesinde bir subaydır. Her Sancak da, kendisine bağlı Tabur ve Bağımsız Bölüklerden oluşuyordu (Oğuz KALELİOĞLU, Kıbrıs Barış Harekatı ve Gazi Magosa Savunması, S.; 26, EK-13, Çetin Matbaacılık, 2011) 20 Temmuz 1974 tarihi itibariyle, SAMPSON darbesinden sonra yapılan seferberlikle, TMT'nin mücahit mevcudu 18.000'e yaklaşmaktaydı (9.000 muvazzaf, 9.000 yedek); ancak, TMT'nin topçusu ve zırhlı aracı yoktu. (İ.ARTUÇ, a.g.e., S.;177)
Harekâta:
- Deniz Kuvvetleri Komutanlığı; Harp Filosu'nu ve yukarıda belirtilen Amfibi Deniz Piyade Alayı'nı,
- Hava Kuvvetleri Komutanlığı da Ankara, Konya, Antalya ve İncirlik'ten 5 Filo'yu tahsis etmiştir (İncirlik ve Antalya'daki Filo'lar, bu üslere başka garnizonlardan intikal etmişlerdir). (Oğuz KALELİOĞLU, a.g.e. S.; 26-40 ).
"Başkomutanlık" Karargâhı Lefkoşa'da bulunan RUM MİLLİ MUHAFIZ ORDUSU (RMMO) ise, esas olarak (Komutanı bir Yunan Korgeneral ve kritik birçok birliğin komutanı da Yunanlı subaylardı);
-5 adet "Yüksek Askeri Taktik Komutanlık" (Tugay seviyesinde),
- 1 Zırhlı Alay, 4 Komd. Tb.,
-10 adet Taktik Grup Komutanlığı (Alay seviyesinde),
-Seferde kuruluşlarını tamamlayacak olan ve "Home Guard (HG) adı verilen 25 Piyade Taburu,
-6 adet Topçu Taburu (Toplam; muhtelif çapta 463 topçu silahı var).
RMMO'nun 25.000 civarında olan personel mevcudu, seferde silah altına alınacaklarla birlikte 55.000'i buluyordu. RMMO'nun savunma planı; esas olarak, kuvvet çoğunluğu MAGOSA bölgesinde olmak üzere, adayı TSK unsurlarına karşı savunma esasına istinat etmekteydi (Muhtemel Türk çıkarma bölgelerine göre, farklı planları vardı).
MÜŞTEREK HAREKÂTIN BAŞLAMASI VE CEREYAN TARZI;
Başbakan Bülent ECEVİT'in talimatı ile "KIBRIS BARIŞ HAREKÂTI" olarak adlandırılan harekât için, 19 Temmuz 1974 Cuma günü saat; 11.30'da; Koramiral Nejat TÜMER komutasında filonun ÇIKARMA GEMİLERİ, Tuğg. Süleyman TUNCER komutasındaki ÇAKMAK ÖG/K unsurları yüklenmiş olarak Mersin'den yola çıktı. Toplam 33 çıkarma gemisi bulunan konvoyu; TÇG Çakmak, Adatepe, Kocatepe, Tınaztepe Muhripleri ile Berk Fırkateyni himaye edecekti. Ayrıca, aynı maksatla iki adet de denizaltı görevlendirilmişti. Konvoy, 19/20 Temmuz gecesini, denizde seyirle geçirdi.
20 Temmuz sabahı saat; 05.00'da, 30 astsubaydan oluşan Su Altı Taarruz ve Savunma Timleri (SAT ve SAS'lar), çıkarmanın yapılacağı, Girne'nin 10 km. batısında bulunan "PLADİNİ PLAJI" Bugünkü Karaoğlanoğlu Çıkarma Plajı), kıyısında, su altındaki engelleri ve mayınları temizlemeye/kontrol etmeye başladılar. Ancak Rumlar, SAS ve SAT'ları bölgeye getiren Jandarma Botlarına, ilk HAVAN ATEŞİNİ açtılar ve botlardan birisi isabet aldı. Bununla birlikte himaye görevindeki Çakmak ve Kocatepe Muhripleri; Rum ağır silah mevzileri ile Girne istikametinden gelen ve Jandarma Botlarına ateş açan 3 Rum devriye botuna ateşle karşılık vererek, hem Rum mevziilerini susturdular, hem 3 RUM BOTUNU TAHRİP ETTİLER.
Bu arada, Türk savaş uçakları 20 Temmuz 1974 saat; 05.20'de, Rum mevziilerine karşı "yumuşatma harekâtına" başlarken, saat; 06.05'te de, Kayseri/Erkilet'den kalkış yapan Hava Kuvvetleri Komutanlığı'na ait nakliye uçakları ile bölgeye getirilen Hava İndirme Tugayı'nın İLK PARAŞÜTÇÜLERİ, KTKA'nın emniyete aldığı GÖNYELİ bölgesine inmeye başladı. 14 yıldır adada bulunan KTKA hariç tutulduğunda, İLK TÜRK ASKERİ, anılan saatte KIBRIS'A AYAK BASMIŞ OLUYORDU (İ. ARTUÇ, a.g.e.,S.;181).
Diğer taraftan, Bolu'da konuşlu olan ve Mersin/Taşucu Ovacık bölgesine gelen Komando Tugayı emrine, NEVŞEHİR JANDARMA KOMANDO TABURU ve 230'ncu Piyade Alayı'nın 1'nci Piyade Taburu da verilmiş ve anılan Tugay 5 taburlu olmuştu.
İşte bu Tugay'ın 1'nci Komando Taburu'nu, Taşucu/Ovacık bölgesinden alan 72 adet helikopterimiz de, 20 Temmuz saat; 08.20'den itibaren, Beşparmak Dağları'nın güney yamaçlarında bulunan KIRNI (Bugünkü PINARBAŞI) Havalanı bölgesine "konmaya" ve komandoları indirmeye başladı. Burada şu bilgiyi de sizinle paylaşmak istiyorum; 1967 yılında TSK envanterinde 6 adet helikopter bulunuyordu. Şimdi ise, gelinen noktada, TSK, 72 helikopteri ile bir Komanda Taburu'nu, bir seferde havadan taşıyabilecek duruma gelmişti. Bu harekâtta 2'nci Ordu Komutanı olan ve Karargâhı ile Mersin/Taşucu Ovacık bölgesine gelen Orgeneral Suat AKTULGA'nın ifadesi ile (mealen), "AKDENİZ'İN ÜZERİ TÜRK HELİKOPTERLERİ İLE KAPLANMIŞTI." Yani, 1963 ve 1967 olaylarının müsebbibi olan "KÖTÜ KOMŞU" Yunanistan ve Kıbrıs'daki "uşağı" Makarios-Grivas "liderliğindeki" Rumlar, bizi, KARA HAVACILIK yönünden bu seviyeye getirmişti...
Diğer taraftan ÇAKMAK ÖG/K unsurlarını taşıyan Çıkarma Gemilerimizin ilki, 20 Temmuz sabahı saat; 08.50'de, "PLADİNİ Plajı'nda" SAHİLE KAPAK ATTI ve Amfibi Deniz Piyade Alayı'nın askerleri karaya çıkmaya başladılar. Böylece, Kıbrıs'a havadan indirme/uçarbirlik harekâtı ile inecek ve denizden çıkarma harekâtı ile çıkacak birliklerin ilk unsurları, belirtilen saatlerde Kıbrıs'a ayak basmış oldular. Bu arada, KTBK Komutanı Korg. Nurettin ERSİN ve Taktik Komuta Grubu da, helikopterle saat; 11.00 sularında adaya gelerek, Kırnı kuzeyine indi ve komutayı alarak, çalışmalarına başladı.
Bilahare ilk gün (20 Temmuz) harekâtı, aşağıda sunulduğu şekilde gelişti;
-KTKA unsurları, daha 19 Temmuz 1974 geceyarısı, kışlalarını terketmiş ve önceden hazırlanmış olan savunma hattını tutmuşlardı. Alayın görevi, Lefkoşa kuzeyindeki Gönyeli, Ortaköy ve Hamitköy bölgelerini savunmaktı. Alay, 20 Temmuz sabahı, Kayseri Hava İndirme Tugayı'nın havadan atlayacak paraşütçülerinin ve Bolu Komando Tugayı'nın helikopterlerle getirilecek komandolarının emniyetini sağlayacaktı. Alay bu maksatla, atlama ve inme yerlerini havadan görünecek şekilde işaretledi ve yukarıda belirtilen bölgeleri, çepeçevre olacak şekilde emniyete aldı. Kırnı Havaalanı ve çevresinin emniyetini de Boğaz Sancaktarlığı sağlayacaktı.
-Pladini Plajı'na gelen ÇAKMAK ÖG/K unsurları, saat; 12.00 sularında, zayiat vermeden bütün unsurları ile kıyıya çıktılar ve Beşparmak Dağlarının kuzey yamaçlarındaki ilk tepeleri ele geçirerek, KIYIBAŞINI tuttular. Ö/GK, esas olarak Amfibi Deniz Piyade Alayı (İki Taburlu), 50'nci Piyade Alayı, bir Topçu Taburu, birer adet Tank, Mekanize Piyade ve İstihkam Bölüğü ile Muharebe Destek Unsurlarından (Muhabere, Sıhhiye, Levazım) oluşuyordu.
Burada, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı tarafından uygulanan ve çok başarılı olan bir TAKTİK ÖRTÜ VE ALDATMA HAREKÂTI'ndan bahsetmek istiyorum. Dz. K.K.lığı Harekât Başkanı Tüma. Nejat SERİM, harekât öncesinde Mersin'e giderek, orada TİCARET GEMİLERİNİN kaptanları ile toplantı yaptı ve bir "YALANCI/SAHTE ASKERİ GEMİ KONVOYU" oluşturma planını kendilerine açıkladı. Bu kapsamda, anılan gemi kaptanlarına, "HAREKÂT BAŞLAMADAN ÖNCE MAGOSA ÖNLERİNE GİDEREK, O BÖLGEDE SAHTE BİR 'ASKERİ' GEMİ GRUBU GÖRÜNTÜSÜ OLUŞTURACAKLARINI, BÖYLECE DÜŞMANA, ÇIKARMANIN, MAGOSA BÖLGESİNDEN YAPILACAĞI MESAJI VERECEKLERİNİ," söyledi. Her bir sivil kaptana, görevini tek tek anlattı, kendilerine birer kroki verdi ve bu "sahte konvoya," bir Dz. Albayımız da, "KOMODOR" olarak görevlendirildi. Bu konvoy, 19 Temmuz akşamı, Magosa önlerine gönderildi ve gerçekten Rumlar, bu ticaret gemilerini "askeri konvoy/asker getiren konvoy" zannettiler ve bu kapsamda, çıkarmanın Magosa civarından yapılacağına inandılar, o bölgedeki kuvvetlerini, GİRNE bölgesinden gönderdikleri bir Alay ile de takviye ettiler. Bu uygulama, ÇAKMAK ÖK/K unsurlarının, Girne batısındaki PLADİNİ PLAJINA, büyük ölçüde emniyetle çıkmalarını sağladı. Yani, söz konusu ALDATMA PLANI, "Girne bölgesinde tam olarak BASKIN yapmamızı mümkün kıldı," diyebiliriz.
Çünkü, ÇAKMAK ÖG/K, Girne bölgesinde çıkarma harekatına başlayıncaya kadar, RMMO ihtiyatlarını hareket ettirememiştir.
Bu arada, ilk unsurları, saat; 06.05'de Gönyeli'ye inmeye başlayan HAVA İNDİRME TUGAYI'nın (Kayseri) 2’nci ve 4’ncü Taburları anılan bölgeye (Gönyeli), 1’nci ve 3’ncü Taburları da Kırnı Havaalanı yakınına, iki seferde uçaklarla nakledildiler ve paraşütçülerimiz, atlayarak anılan mevkilere indiler; göreve de hazır hale geldiler. İnmenin tamamlanmasını müteakip, KTBK K.lığı tarafından, Hv. İnd. Tugayı'na verilen esas görev, St. Hilarion-Girne Boğazı bölgesindeki düşmanı temizlemek idi. Bu kapsamda, Hv. İnd. Tug.'nın 1’nci ve 4’ncü Hv. İnd. (Paraşüt) Taburları, KTKA bölgesinde emniyeti sağlarken, 2’nci ve 3’ncü Hv. İnd. Taburları da, Girne Boğazı'ndaki Rum kuvvetlerine taarruza edeceklerdi; görevleri Boğaz'ın doğusunu kontrol altına almaktı. Ancak, 2’nci Hv.İnd.Tb., indiği Kırnı bölgesinde, düşmanla temastan sıyrılamadı ve Boğaz'a doğru harekete geçemedi; 3. Hv. İnd. Tb., buna rağmen Boğaz doğusuna doğru ilerlemeye başladı.
-Bolu KOMANDO TUGAYI'nın 3 Komd. Tb.ve Tugay emrine verilen Nevşehir J.Komd. Tb., sabah saat; 07.40 ile akşam saat; 18.45 arasında, her seferinde bir Tb. olacak şekilde, toplam 4 sortide, helikopterler ile Kıbrıs'a intikal ettirildiler (Her sortide 70 civarında helikopter vardı). 1’nci ve 2’nci Tb'lar Kırnı bölgesi, diğer 2 Tb. da, Gönyeli-Hamitköy kuzeyine indirildiler.Tugay emrindeki 230'ncu Piyade Alayı 1’nci Taburu'nun Kıbrıs'a nakli, ertesi güne kaldı. Tugay'ın 1'nci ve 2'nci Komd. Taburları, Yunan Komd. Taburları tarafından ele geçirilen ve Boğaz'ın batısında yer alan DOĞRUYOL TEPE ve ve Atak bölgelerine taarruz için İLERİ (kuzeye doğru) HAREKETE BAŞLADILAR.
-TMT Sancaktarlıkları, kuvvet ve ateş desteği yetersizliklerine rağmen, kendi bölgelerini kahramanca savunmuşlar, ancak Limasol Sancağı, bugün (20 Temmuz) saat; 14.00'da düşmana teslim olmak zorunda kalmıştır.
Böylece, savaşın bu ilk günü olan 20 TEMMUZ 1974 AKŞAMINDA, BOĞAZ ile LEFKOŞA arasındaki uzunluğu 18-20 kilometre, genişliği 3 kilometreden 10 kilometreye kadar değişen DAR BİR BÖLGE;
-Hava İndirme Tugayı,
-Komando Tugayı (-230'ncu Piyade Alayı 1'nci Piyade Taburu),
-Kıbrıs Türk Alayı'ndan oluşan yaklaşık 10.000 asker ve Lefkoşa ile Boğaz Sancakları'nın takriben 4.000 Mücahidi tarafından kontrol altında idi. Gün boyunca devam eden atlamalar/inmeler esnasında doğan karışıklıktan sonra, anılan birliklerimiz ve Mücahitler, toparlanmaya çalışmaktaydı.
Girne'nin 10 km. kadar batısındaki PLADİNİ Plajı bölgesine çıkan Çakmak ÖG/K de, karşısındaki düşmanı geriye atmaya çalışıyordu. Burada durum daha da "sıkışık" durumdaydı. 3.500 civarındaki kara ve deniz askeri, 1.5-3 km. genişliğindeki DAR bir kıyı şeridinde, âdeta "üst üste idi." BEŞPARMAK DAĞLARI, hemen önlerini kapıyordu ve arkaları da DENİZ idi. Havanın kararması ile, Türk savaş uçaklarının, Kıbrıs semalarından ayrılacak olması da, gece gelecek olan Rum taarruzlarının habercisi idi. Nitekim, gece boyunca düşmanın topçu, havan ve roket atışları hiç kesilmedi. Bereket ki, Çakmak ÖG/K desteğinde bir Topçu Taburu vardı ve bu Tabur, sabaha kadar, tabiri caizse gözlerini kırpmadı ve düşman ateş mevziilerinin baskı altında tutulmasında ve bastırılmasında çok başarılı oldu. Buna rağmen Çakmak ÖG/K, bir TALİHSİZLİK yaşadı! Gece yarısı, nereden geldiği belirlenemeyen bir ROKET ATEŞİ ile, 50. Piyade Alay Komutanı Piyade Albay İbrahim KARAOĞLANOĞLU ve yanında bulunan ve Hava İrtibat Subayı Hava Pilot Binbaşı Fehmi ERCAN şehit olurken, Alay Komutan Yardımcısı da yaralandı!
20/21 Temmuz 1974 gecesi, gerek Boğaz bölgesinde, gerekse KTKA bölgesinde, çok şiddetli çatışmalar cereyan etti. Bunda, Rumların, havadan indirme/uçarbirlik harekâtı ile inen birliklerimizin bulunduğu bölgelerin yakın civarlarına kuvvet kaydırmaları ve havanın kararmasını müteakip, Türk savaş uçaklarının, Kıbrıs semalarını boşaltması esas etkili faktör oldu. Rumlar, Türk Hava Kuvvetleri unsurlarının yokluğundan ve gecenin sağladığı karanlıktan yararlanarak, hem KTKA unsurlarını, hem de komanda birliklerimizi imha etmek istediler.
Bu maksadın "tahakkuku" için de, RMMO birlikleri; Türk birliklerinin indirme bölgesinin her yanından HÜCUMA geçerken, Ada’daki Yunan Alayı da, aldığı takviyelerle birlikte, KTKA'na karşı şiddetli bir TAARRUZ başlattı. Yunan Alayı, emrindeki tanklarla birlikte, KTKA'na; Gönyeli'yi kuzeyinden kuşatacak şekilde taarruz etti -böylece Alayımızın, inen Komd. birliklerimizle irtibatını da kesmek istiyordu- ve bu taarruzu da başlangıçta gelişerek, Gönyeli kuzey yamaçlarına kadar ulaştı. Bu durum karşısında, KTBK Komutanı, Hv. İnd. Tugayı'nın 4.Taburu'nu KTKA'nın emrine verdi. Buna rağmen Yunan Alayı'nın taarruzları devam etti. Bu durum üzerine, TMT Bayraktarı'nın (Kur. Alb. Arif ERYILMAZ), Genelkurmay'a ulaşan, "Ne pahasına olursa olsun, çok ivedi olarak KTKA'na hava desteği sağlanması," yönündeki talebi çerçevesinde, gece, bölgeye Türk savaş uçakları gönderildi ve uçaklarımızın yoğun hava bombardımanı sonucunda, Yunan Alayı'nın unsurları panik içinde dağıldılar ve 21 Temmuz sabahı da eski mevziilerine çekildiler. Böylece, KTKA daha fazla zayiat vermekten kurtuldu ve "toparlanma" imkânı buldu.
Diğer taraftan, Girne-Lefkoşa yolunun batısında bulunan "DOĞRUYOL TEPE”ve doğusunda yer alan "TÜRK BOZDAĞI TEPE,” boğaza ve anılan yola hakim durumda olan kritik ve hatta "kilit" arazi kesimleridir. Saat; 22.00'den sonra, doğudan, ormanlık araziden sızarak bölgeye gelen 33’ncü Rum Komd. Tb, Doğruyol Tepe'yi savunmakta olan Mücahit Bölüğü'ne, baskın tarzında bir saldırı düzenledi ve 28 Mücahidi ŞEHİT ederek, anılan tepeyi ele geçirdi! Böylece BOĞAZ'ın bu bölümü Rumların kontrolüne geçmiş oldu. Aynı Rum Taburu, bilahare, kuzeye yönelerek, St. Hilarion bölgesindeki Bolu Komando Tugayı'nın 1’nci ve 2’nci Komd. Tb.larını kuşatmaya başladı. Anılan Komd. Taburlarımız, Kırnı ve güneyine indikten sonra, kendilerine verilen emir çerçevesinde, kuzeye doğru ilerleyerek Boğaz'ı geçmiş ve akşam saatlerinde bölgeye ulaşmışlardı. ASIL GÖREVLERİ, GECE YARISINDAN SONRA KUZEYE DOĞRU TAARRUZ EDEREK, PLADİNİ PLAJI'NA ÇIKAN BİRLİKLERİMİZLE BİRLEŞMEYİ SAĞLAMAKTI. Ancak, Rum Komd. Tb. tarafından kuşatılmaya başlandıkları yönünde istihbarat alınca, her iki Taburun Komutanı da, Tug. ve Kor. Komutanı ile irtibat kurarak, yeni duruma göre emir almak istediler; fakat, telli ve telsiz bağlantısı kuramadılar. Bunun üzerine, inisiyatif kullanıp, PLADİNİ Plajı bölgesine taarruzdan vazgeçerek, BOĞAZ'I TEKRAR ELE GEÇİRMEYE KARAR VERDİLER. Bu karar çerçevesinde, 1'nci Komd. Tb.'unun, DOĞRUYOL TEPESİ'ne karşı başlattığı taarruz, ormanlık alanda TESADÜF MUHAREBESİ şeklinde gelişti ve bölgedeki Rum Komandoları geri atılarak, anılan kritik tepe geri alındı. 2’nci Komd. Tb.da, sabahtan önce, Boğaz'ın kuzey sırtlarını düşmandan temizleyerek, Girne-Lefkoşa yolunu güvenlik altına aldı.
Bu arada, geceyarısı Boğaz'a ulaşabilen Hv. İnd. Tug.'nın 3’ncü Tb.da, Komd. Tug.'nın 1’nci ve 2’nci Komd. Tb.larının da yardımı ile BOĞAZ'IN DOĞU YAKASINI doğu yakasını tekrar ele geçirdi (İ.ARTUÇ, a.g.e., S.; 216-217).
Boğaz'daki bu "dalgalanmalar," Boğaz Güneyindeki Boğaz Sancağı komuta yerine taşınmış olan KTBK (6'ncı Kolordu) Komuta Yeri'ni de etkilemiş olup, herhangi bir baskın ihtimali dikkate alınarak ve Komutan Korgeneral Nurettin ERSİN'in emriyle, tüm şifreler, haritalar ve emirler yakılmış, bütün karargâh subayları ve erleri de YAKIN DÖĞÜŞE hazırlanmışlardı. Gerçekten de o saatlerde, bölgeye sızan Rum komandoları, Kolordu Komuta Yeri'nin hemen yakınına ulaşmış bulunuyorlardı! Ama, unsurlarımızın müdahalesi sonucu daha fazla ilerleyemediler ve tehlike şimdilik atlatılmış oldu.
Bugünkü muhabere esnasında önemli bir muhabere sahası fonksiyon alanındaki eksikliğimiz ortaya çıktı; MUHABERE, Bugünkü muhaberelerde; KTBK Karargâhi'nin; gerek Genelkurmay, gerekse Tugay Komutanlıklari arasında telli telsiz irtibatları çoğu zaman saglanmadi. Aynı sorun, ast Komutanliklar arasinda da yaşandı. (Bu konuya tekrar değinilecektir). Diğer taraftan, TCG KOCATEPE muhabirimizin batması ile sonuçlanan ilk istihbari bilgi de bugün, saat; 19.30 alınmıştı.
(Devam edecek)
(20 Temmuz 2026)
Nihayet ÜNLÜ
NOT. Yazı alıntı olup Gülper Yılmaz Tarafından Düzenlenmiştir
Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.