ŞİDDETİN KADINI, ERKEĞİ OLMAZ!
24 Temmuz 2026, Cuma 17:20Son günlerde sosyal medyada kadına yönelik şiddetle ilgili birçok yazı kaleme aldım. Bugün de aynı noktadayım: Kadına yönelik şiddetin her türlüsüne karşıyım. Bir kadının fiziksel, psikolojik, ekonomik ya da herhangi bir başka şiddet biçimine maruz kalmasını asla kabul etmiyorum.
Ancak son günlerde sosyal medyada sıkça karşıma çıkan bazı görüntüler üzerine bu konuyu daha derinlemesine araştırdım. Şunu bir kez daha gördüm: Şiddetin yalnızca kadınlara yöneldiğini düşünmek, meselenin tamamını görmemektir. Erkekler de şiddete maruz kalıyor. Üstelik bazı durumlarda erkeklerin yaşadığı şiddet, toplum tarafından görmezden geliniyor, küçümseniyor ya da “erkektir, dayanır” anlayışıyla normalleştiriliyor.
İşte asıl mücadele etmemiz gereken anlayış budur.
Bir kadın erkeğe şiddet uyguladığında, bu şiddet görmezden gelinmemelidir. Bir erkek kadına şiddet uyguladığında nasıl hukuk önünde hesap vermesi gerekiyorsa, kadın da erkeğe şiddet uyguladığında aynı şekilde hukuk önünde hesap vermelidir.
Çünkü şiddetin cinsiyeti olmaz.
Kadına şiddet uygulayan erkek suçludur. Erkeğe şiddet uygulayan kadın da suçludur. Şiddetin faili kadın ya da erkek olduğuna göre değil, yaptığı eyleme göre değerlendirilmelidir.
Kadınlar bizim için değerlidir. Annelerimiz, eşlerimiz, kız kardeşlerimiz, kızlarımız ve hayatımızdaki tüm kadınlar değerlidir. Ancak erkekler de değerlidir. Benim hemcinslerim de şiddeti hak etmiyor.
Bu meseleyi erkek egemenliği ya da kadın egemenliği üzerinden tartışmak yerine, insanlık ve hukuk temelinde ele almalıyız. Kadını koruyalım derken erkeğe uygulanan şiddeti görmezden gelmemeliyiz. Erkeği savunalım derken kadına yönelik şiddeti de asla küçümsememeliyiz.
Çünkü gerçek adalet, mağdurun kim olduğuna bakmaz.
Şiddetin her türlüsüne karşıyım. Kadına da erkeğe de şiddete hayır!
Erkan Sezgin
Gazeteci Yazar
Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.