RAMAZAN SOFRALARI VE SESSİZLİĞİN ÇIĞLIĞI
19 Mart 2026, Perşembe 00:14Ramazan…
Adı geçtiğinde akla önce merhamet gelir, paylaşmak gelir, insan olmak gelir.
“Fakir fukara, garip gureba” diye başlar cümlelerimiz…
Bir koli erzak, bir fitre, bir zekât…
El uzatmanın, gönül kazanmanın ayıdır deriz.
Ama bir de görmezden gelinen bir Ramazan var bu topraklarda…
Bir yanda ihtişamlı salonlarda kurulan sofralar…
Kuş sütünün eksik olmadığı, israfın “ikram” diye sunulduğu masalar…
Diğer yanda ise o sofraların yükünü omuzlayan,
ama kendi evinde tencereyi kaynatamayan milyonlar…
İnsan sormadan edemiyor:
Bu lokmalar nasıl bu kadar rahat geçiyor boğazlardan?
Hiç mi düğümlenmiyor?
Bugün sokağa çıktım…
Saat 16.00…
Bir zamanlar iğne atsan yere düşmeyen pazarlar bomboştu.
Alışveriş merkezleri sessizdi.
Sanki şehir nefesini tutmuş, bir şeylerin farkında ama söyleyemiyor gibiydi.
Çünkü artık herkes aynı sorunun içinde sıkışmış durumda:
“Hangisine yetişeceğim?”
Gıdaya mı?
Kiraya mı?
Faturaya mı?
Yoksa çocuğumun okul masrafına mı?
Cevap yok.
Çünkü hiçbirine tam anlamıyla yetişilemiyor.
Kredi kartları dönüyor, krediler çekiliyor…
Bir borç bitmeden diğeri başlıyor.
İnsanlar artık yaşamıyor; sadece ayakta kalmaya çalışıyor.
Pazara bakıyorsun…
Bir dolmalık biber olmuş lüks.
Patlıcan, kabak neredeyse yarış halinde.
Eskiden fakirin yemeği olan sebze bile artık sofraya zor giriyor.
Şimdi soruyorum:
Bu tencerede ne kaynayacak?
Bu çocuklar ne yiyecek?
Bayram yaklaşıyor…
Ama hangi evde bayram sevinci var?
Hangi çocuk yeni bir kıyafet hayali kurabiliyor?
Bir annenin, bir babanın içine oturan o çaresizliği kim görüyor?
Biz hâlâ büyük sofraları konuşurken,
küçük evlerde büyük sessizlikler yaşanıyor.
Bu bir yoksulluk hikâyesi değil artık…
Bu, görmezden gelinen bir çöküşün hikâyesi.
Sessiz…
Derin…
Ve tehlikeli…
Çünkü bir toplum, umutla değil de çaresizlikle yaşamaya başlarsa
orada sadece ekonomi değil, vicdan da çöker.
Belki de en acısı şu:
Herkes görüyor…
Ama kimse gerçekten görmek istemiyor.
Uyanır mıyız?
Bilmiyorum…
Ama bildiğim bir şey var:
Bu sessizlik büyürse,
yarın konuşacak bir vicdan da kalmayacak.
Sevgi ile kalın
Gülper YILMAZ
Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.