Ne Kadar Yoksuluz, Ne Kadar Zenginiz?
07 Ekim 2026, Çarşamba 23:00Eskiden “Yoksul musun, zengin misin?” diye sorulurdu. Cevabı da cebimizdeki paraya, evimizdeki eşyaya, soframızdaki yemeğe göre verilirdi.
Bugün ise mesele çok daha derin…
Ne kadar yoksuluz, ne kadar zenginiz?
Çünkü artık sadece cebimizdeki paraya bakarak yoksulluğu ölçemeyiz.
Bir insanın cebinde para olabilir ama adaleti yoksa ne kadar zengindir?
Bir makamı olabilir ama liyakati yoksa ne kadar değerlidir?
Bir ev dolusu eşyası olabilir ama huzuru yoksa gerçekten zengin midir?
Bugün milyonlarca insan ay sonunu nasıl getireceğini düşünürken, emekli aldığı maaşla geçinmeye çalışıyor, gençler geleceğini kurmak için yıllarca bekliyor, aileler çocuklarının ihtiyaçlarını karşılamak için hesap yapıyor.
Öte yandan başka bir hayat yaşanıyor.
Birileri için milyonlar konuşulurken, birileri pazarda akşam saatini bekliyor.
Birileri servetinin hesabını yaparken, birileri markette aldığı ürünün hesabını yapıyor.
İşte asıl soru burada başlıyor:
Biz gerçekten fakir bir ülke miyiz, yoksa kaynakları adil paylaşamayan bir ülke miyiz?
Bence mesele sadece zenginlik ya da yoksulluk değil.
Mesele adalet.
Çünkü adalet varsa yoksul insanın umudu vardır.
Liyakat varsa gençlerin geleceğe güveni vardır.
Vicdan varsa zengin olanın gözü, yoksulun sofrasında olmaz.
Bugün belki cebimizde daha az para olabilir.
Ama asıl tehlikeli olan, vicdanımızın, birbirimize olan güvenimizin ve adalet duygumuzun fakirleşmesidir.
Çünkü para yeniden kazanılır.
Ama kaybolan güveni, adaleti ve vicdanı yeniden kazanmak çok daha zordur.
O yüzden sormak gerekiyor:
Ne kadar yoksuluz?
Ve daha önemlisi…
Ne kadar zenginiz?
Cevabı cebimiz değil, vicdanımız verecek.
Erkan Sezgin
Köşe yazarı
Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.