Tatar Cam
Şanlıurfa
31 Mayıs, 2026, Pazar
  • DOLAR
    44.55
  • EURO
    52.16
  • ALTIN
    6916.6
  • BIST
    12.922
  • BTC
    71727.839$

İŞGAL ALTINDA BİR MİLLET VE YENİDEN DOĞUŞUN HİKÂYESİ

22 Nisan 2026, Çarşamba 20:58

Bu kez size bir şey anlatmayacağım.
Sorular soracağım.
Cevapları vicdanınızda bulacaksınız.

Bir devlet düşünün…
Yüzyıllar boyunca üç kıtaya hükmetmiş, adalet dağıtmış, cihan devleti olmuş.
Ama sonra…

İçten çürümeye başlamış.
Yönetim zayıflamış, ekonomi çökmüş, ordu yorgun düşmüş.
Ve en sonunda…

Toprakları işgal edilmiş.

1918…
Sokaklarında yabancı askerlerin gezdiği bir İstanbul.
Anadolu’da parçalanmayı bekleyen bir vatan.
Kadınların korkuyla yaşadığı, insanların kendi yurdunda sorgulandığı bir dönem.

Şimdi dürüstçe cevap verin:
Bu bir “yıkım” mıydı, yoksa zaten başlamış bir çöküş mü?

Peki o günlerde bir subay çıkıyor…
Elinde ne bir saray gücü var, ne bir taht, ne de arkasında hazır bir ordu.
Ama elinde bir şey var:
İnanç.

Ve o inançla diyor ki:
“Ya istiklal ya ölüm.”

Bugün bazıları soruyor:
“Mustafa Kemal ne yaptı?”

Cevap basit ama ağırdır:
İşgal altındaki bir millete, yeniden ayağa kalkmayı öğretti.

Bir millet düşünün:
Yorgun, fakir, umutsuz…
Ama bir lider çıkıyor ve diyor ki:
“Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.”

İşte kırılma noktası budur.

Saltanatın çöktüğü yerde,
Bir halkın iradesi doğmuştur.

Kadınların yok sayıldığı bir düzenden,
Seçme ve seçilme hakkına uzanan bir yol açılmıştır.

Korkunun hüküm sürdüğü bir coğrafyada,
Laik bir hukuk sistemi kurulmuştur.

Bugün etrafınıza bakın…
Hâlâ özgürlük için mücadele eden ülkeler var.
Hâlâ kadınların ikinci sınıf sayıldığı toplumlar var.
Hâlâ çocukların geleceğinin karanlığa teslim edildiği yerler var.

Ve kendinize sorun:
Bu coğrafyada doğmuş bir kadın olarak,
Bu haklara nasıl sahip oldunuz?

Cevap tarih kitaplarında değil,
Gerçeklerde saklıdır.

Ama asıl soru şu:
Bunca kazanıma rağmen bu öfke neden?

Bir lider düşünün;
Sizlere bir vatan bırakmış,
Bir kimlik kazandırmış,
Özgürlüğü bir lütuf değil, hak haline getirmiş.

Ve sonra…
O lidere hakaret ediliyor.

İşte burada durup düşünmek gerekir.

Eleştiri başka şeydir,
Nankörlük başka.

Tarih, duygularla değil gerçeklerle yazılır.
Ama vicdan…
Vicdan her şeyi kaydeder.

Ve bazen bir şair, bir cümleyle bütün gerçeği yüzünüze çarpar:


“Geldikleri gibi gitmediler; kimi itini bıraktı, kimi bitini. Kimi de piçini bıraktı!.. Yoksa bu kadar şerefsizin bizden olması mümkün değil!”
— Neyzen Tevfik

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.