Değişen Biz miydik, Değerler mi?
23 Temmuz 2026, Perşembe 15:09
Bize sevmeyi öğrettiler. Karşılıksız, kırmadan, dökmeden, insanca sevmeyi öğrettiler. Peki, ne oldu? Sevdik de başımız göğe mi erdi? Hayır… Seven, sevgisiyle baş başa kaldı. Sevilen ise bambaşka bir âleme daldı. Aradan uzun zaman geçti. Ne o eski seven kaldı ne de o eski sevilen… Seven, istemese de kendine yeni bir hayat kurdu; yeniden mutlu olmayı denedi. Sevilen ise yaşanan her şeyden habersiz, kendi yolunda yürümeye devam etti. Hayat bu ya, bazen planlar alt üst olur; kader, kendi çizgisini çizer. O yolda eskiye dair ne varsa silinir. Bir zamanlar uğruna her şeyi göze aldığın kişi, gün gelir sadece içini sızlatan bir hatıraya dönüşür.
Mesele aslında ne seven ne de sevilen. Belki de asıl mesele, farkına varmadan değiştirdiğimiz değerlerdi. Gerisi, o değişimin kaçınılmaz sonucuydu. Yolun bir yerinde, kimsenin fark etmediği bir dönüşüm başladı. Belki de kimse fark etmek istemedi. Çünkü bazı şeyler yavaş yavaş ölür; ses çıkarmaz. Bir gün dönüp baktığında ise geriye ne eski duygular kalır ne de o duyguların taşıdığı anlam… Sonra insan kendi kendine sormaya başlıyor: Gerçekten biten bir sevda mıydı, yoksa sevmeye yüklediğimiz anlam mı değişti? Belki de hiçbir şey bir anda olmadı. Bir bakış eksildi, bir söz unutuldu, bir bekleyiş uzadı… Ve kimse fark etmeden, bir zamanlar birbirine "ömür" diyen iki insan, iki yabancıya dönüştü.
Belki de bu yüzden bazı hikâyelerin bir sonu yoktur. Sadece anlatanı değişir. Bir gün sen anlatırsın, bir gün başkası… Ama cümleler hep birbirine benzer. Seven değişir, sevilen değişir; zaman değişir, insanlar değişir. Değişmeyen tek şey ise insanın içinde sessizce taşıdığı o eksik sorudur. Belki de bazı soruların cevabı yoktur. İnsan, zamanla sadece o sorularla yaşamayı öğrenir.
Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.