Tatar Cam
Şanlıurfa
15 Temmuz, 2026, Çarşamba
  • DOLAR
    44.55
  • EURO
    52.16
  • ALTIN
    6916.6
  • BIST
    12.922
  • BTC
    71727.839$

Çivisi Çıkmış Bir Düzen

01 Temmuz 2026, Çarşamba 21:11

Gündemi takip ettikçe insanın içi sızlıyor. Ülkem, sanki alkollü bir masada oturup kalkamamış bir insanın hâline benziyor; ne denge kalmış ne de istikamet. Disiplin zayıflamış, had bilen azalmış, örfünü ve atasını bilen nesillerin yerini bambaşka bir anlayış almaya başlamış.

Televizyon ekranlarını açıyoruz. Toplumu bir arada tutacak değerler yerine, ahlaki yozlaşmayı sıradanlaştıran programlarla karşılaşıyoruz. Edep, haya ve mahremiyet, reyting uğruna göz ardı ediliyor. Sanki bunlar büyük bir başarıymış gibi ekranlarda teşhir ediliyor.

Bir yanda milyonlar geçim sıkıntısıyla mücadele ederken, sofralara öyle programlar hazırlanıyor ki hayatında o sofraları görmemiş insanlar, ekran başında yalnızca izlemekle yetiniyor. Diğer yanda magazinleşen haber anlayışı, toplumun gerçek sorunlarını geri plana itiyor. Tartışma programları, adalet ve güven duygusunu zedeleyen senaryolarla insanların hayatlarını ekranlarda tüketiyor.

Yemek yarışmaları, gelin-kaynana rekabetleri, yapay tartışmalar... Topluma ne kazandırıyor? Bir kaynananın gelinine not verdiği, insanların birbirini aşağılamasının eğlenceye dönüştüğü yayınlar, aile yapımıza nasıl katkı sağlayabilir?

Siyasete baktığımızda da tablo farklı değil. İktidarın eksikleri konuşulmuyor, muhalefetin yanlışları ise günlerce gündemde tutuluyor. Oysa demokrasinin temel şartı; doğruları alkışlamak, yanlışları ise kim yaparsa yapsın eleştirebilmektir. İktidar da eleştirilebilir, muhalefet de. Çünkü mesele kişiler değil, memleket meselesidir.

Ekonomik sıkıntılar ise toplumun en ağır yüklerinden biri hâline geldi. Dar gelirli vatandaş ay sonunu getirmekte zorlanırken, büyük sermaye sahiplerinin biraz daha sosyal sorumluluk göstermesi gerekmez mi? Daha adil ücretler, daha yüksek sosyal haklar, çalışanına değer veren bir anlayış... Bunlar yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda vicdani sorumluluklardır.

Bugün toplumda en büyük tehlike, insanların umutsuzluğa alışmasıdır. Tepkisizlik normalleşiyor, sessizlik erdem sanılıyor. Makam için susanlar, çıkarı için konuşmayanlar, geleceğini düşünmeden günü kurtarmaya çalışanlar çoğalıyor. Adeta toplumun üzerine ölü toprağı serpilmiş gibi.

Sonra dönüp kendi kendimize soruyoruz: Gerçeği gören yalnızca biz miyiz? Hayır. Bu vatanı seven, doğruyu yanlıştan ayırabilen milyonlar var. Ancak görmek yetmez; düşünmek, konuşmak ve çözüm üretmek de gerekir.

Unutmamak gerekir ki bir ülke yalnızca silahla işgal edilmez. Ahlaki değerlerini kaybeden, ekonomik olarak zayıflayan ve toplumsal birlik duygusunu yitiren milletler de zamanla çöker. Bu nedenle vatanı korumak sadece sınırda nöbet tutmak değildir; değerlerine, adaletine, üretimine, ahlakına ve birlik ruhuna sahip çıkmaktır.

Ben yalnızca deve kulağındaki dikeni gösterdim. Asıl mesele, o dikenin neden orada olduğunu görmek ve çözüm aramaktır.

Kalın sağlıcakla.

Gülper Yılmaz

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.