Tatar Cam
Şanlıurfa
31 Ağustos, 2026, Pazartesi
  • DOLAR
    44.55
  • EURO
    52.16
  • ALTIN
    6916.6
  • BIST
    12.922
  • BTC
    71727.839$

Bir Bebek İçin Yer Bulunamıyorsa, Hepimiz Durup Düşünmeliyiz

01 Ağustos 2026, Cumartesi 13:57

Bir ülkenin sağlık sistemi, en çok en savunmasız insanlara nasıl davrandığıyla ölçülür. Yeni doğmuş bir bebeğe, yaşlı bir insana, acil müdahale bekleyen bir hastaya...

Bugün karşımızda yalnızca bir haber yok. Karşımızda, yaşam mücadelesi veren 7 aylık prematüre bir bebek var.

Haticenur Baylan...

Doğduğu günden bu yana yoğun bakımda.

Safra yollarındaki tıkanıklık nedeniyle ileri düzey tedaviye ihtiyaç duyuyor. Ailesinin aktardığına göre günlerdir uygun hastane aranıyor. Bu süre içinde sağlık durumu ağırlaşıyor; bağırsak enfeksiyonu gelişiyor, beslenemiyor, cerrahi müdahaleye ihtiyaç duyuyor.

Ve en acı soru şu:

Bir bebeğin zamanı tükenirken, sistem neden hâlâ yer arıyor?

Elbette sağlık sisteminin kapasite sorunları olabilir. Yoğun bakım yatakları dolabilir. Branş eksiklikleri yaşanabilir. Ancak söz konusu olan bir bebeğin yaşamıysa, "uygun yer bulunamadı" cümlesi toplum vicdanını rahatlatmaya yetmez.

Çünkü saatler bile önemliyken günlerin geçmesi, yalnızca bir takvim yaprağının eksilmesi değildir. Her geçen gün, tedavi şansının azalması anlamına gelebilir.

Bugün Haticenur...

Yarın başka bir bebek...

Sonra başka bir aile...

Bu nedenle mesele sadece Baylan ailesinin yaşadığı dram değildir. Bu olay, sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan sorunların da sorgulanması gereken bir örnektir.

Bir anne ve babanın hastane koridorlarında umut beklemesi normal değildir.

"Yer bulunamadı."

"Bekliyoruz."

"Arayış sürüyor."

Hiçbir anne ve baba, çocuğunun hayatı söz konusu olduğunda bu cümlelerle baş başa bırakılmamalıdır.

Yetkililerin bu süreçte gerekli değerlendirmeleri yapacağına inanmak istiyoruz. Ancak aynı zamanda bu olayın tüm yönleriyle incelenmesi, sevk süreçlerinde yaşanan gecikmelerin nedenlerinin ortaya konulması ve benzer durumların tekrar yaşanmaması için kalıcı çözümler üretilmesi gerekiyor.

Çünkü sağlıkta başarı; yalnızca yapılan hastanelerle değil, ihtiyaç duyulan anda o hastanelere ulaşabilmekle ölçülür.

Haticenur'un yaşadığı süreç, sadece bir ailenin değil, hepimizin vicdanını ilgilendiriyor.

Bugün konuşulması gereken şey suçlu aramak değil; çözüm üretmektir.

Çünkü bir bebeğin hayata tutunma mücadelesi, hiçbir bürokratik sürecin, hiçbir koordinasyon eksikliğinin ve hiçbir gecikmenin gölgesinde kalmamalıdır.

Umut ediyoruz ki Haticenur, ihtiyaç duyduğu tedaviye en kısa sürede kavuşur. Ancak bu olay, bir bebeğin yaşamı söz konusu olduğunda dakikaların bile ne kadar değerli olduğunu bir kez daha hepimize hatırlatmalıdır.

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.