Ayrışarak Değil, Birleşerek Güçleniriz
12 Temmuz 2026, Pazar 14:53Son yıllarda toplumda en çok ihtiyaç duyduğumuz kavramların başında birlik, beraberlik ve hoşgörü geliyor. Ne yazık ki tam da bu değerlere en çok ihtiyaç duyduğumuz dönemde, ayrıştırıcı söylemler giderek daha fazla hayatımızın içine sokuluyor.
Oysa bu ülkenin insanı aynı bayrağın gölgesinde büyüyor. Aynı ezanı dinliyor, aynı camilerde omuz omuza saf tutuyor, düğünlerde birlikte seviniyor, cenazelerde aynı acıyı paylaşıyor. Sevinçte de kederde de yan yana duran bir milletin, siyasi hesaplarla birbirine düşman gösterilmesi ne vicdana ne de toplumsal barışa hizmet eder.
Siyasetin de bürokrasinin de asli görevi insanları ayrıştırmak değil, ortak değerler etrafında buluşturmaktır. Makamlar geçicidir, ancak geride bırakılan sözler ve oluşturulan toplumsal iklim kalıcıdır. Kullanılan her cümle, ya kardeşliği güçlendirir ya da kutuplaşmayı derinleştirir.
Farklı düşünmek düşman olmak değildir. Farklı fikirlere sahip olabiliriz, farklı siyasi görüşleri savunabiliriz. Ancak hepimiz aynı vatanın evlatlarıyız. Bizi biz yapan da bu farklılıklar içinde ortak paydada buluşabilme olgunluğudur.
Yüce kitabımızın ilk emri "İkra" yani "Oku"dur. Okuyan insan araştırır, sorgular, anlamaya çalışır. Ön yargılarla değil bilgiyle hareket eder. Çünkü insanlık, ayrıştıran değil anlamaya çalışan zihinlerle gelişir.
Bugün ihtiyacımız olan şey öfkeyi büyütmek değil, kardeşliği büyütmektir. Bu ülkenin kazanmaya ihtiyacı var; bunun yolu da birbirimizi ötekileştirmekten değil, birbirimizi anlamaktan geçiyor.
Çünkü bu ülkede "sen, ben, onlar" değil; biz varız.
ERKAN SEZGİN
Gazeteci Yazar
Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.