Tatar Cam
Şanlıurfa
02 Mart, 2026, Pazartesi
  • DOLAR
    41.61
  • EURO
    48.95
  • ALTIN
    5167.0
  • BIST
    11.012
  • BTC
    114619.61$

Diziler Kurgu Değil, Alışkanlık Üretiyor

Diziler Kurgu Değil, Alışkanlık Üretiyor
Reyting kaygısıyla üretilen bazı dizi yapımlarının; şiddeti, suç kültürünü ve mahremiyet ihlalini olağanlaştırarak özellikle gençler ve aile yapısı üzerinde olumsuz etkiler yarattığı yönündeki eleştiriler kamuoyunda giderek daha güçlü dile getiriliyor.

Son yıllarda Türk dizi sektöründe üretilen birçok yapımın, toplumsal sorumluluk bilincinden uzaklaşarak reyting odaklı bir anlayışa evrildiği gözlemleniyor. Ulusal kanallar ve dijital platformlarda yayınlanan diziler, yalnızca kurgu olmanın ötesine geçerek özellikle genç izleyiciler üzerinde yönlendirici bir etki oluşturuyor. Bu etkinin sağlıklı olup olmadığı ise ciddi şekilde tartışılıyor.

Özellikle Çukur benzeri yapımlarda şiddet, güç ve suç unsurlarının merkezde yer alması dikkat çekiyor. Silah kullanımı, sokak çatışmaları ve mafyatik düzenin sıradan bir yaşam tarzı gibi sunulması; uzmanlar tarafından şiddetin meşrulaştırılması olarak değerlendiriliyor. Uzman görüşlerine göre, son dönemde artış gösteren çocuklar arası şiddet vakaları ile bu tür içerikler arasında göz ardı edilemeyecek bir bağ bulunuyor. Sürekli tekrar eden şiddet dili, genç nesiller için tehlikeli bir normalleşme sürecini beraberinde getiriyor.

Entrika merkezli ve Jasmine benzeri dizilerde ise cinsellik ve mahremiyet sınırlarının bilinçli şekilde zorlandığı bir anlatım öne çıkıyor. Aile kavramının zayıflatıldığı, ilişkilerin geçicilik ve çıkar temelli işlendiği senaryoların; gençlerin değer algısını ve aile içi iletişimi olumsuz etkilediği ifade ediliyor. Mahremiyetin bir dramatik unsur haline getirilmesi, toplumun kültürel ve ahlaki yapısıyla örtüşmeyen bir model sunuyor.

Eleştirilerin bir diğer odağında ise aile içi ilişkilerin çarpıtılması yer alıyor. Birçok dizide ebeveyn figürlerinin ya etkisizleştirildiği ya da sorunların kaynağı olarak gösterildiği, sağlıklı aile bağlarına ise yeterince yer verilmediği vurgulanıyor. Bu yaklaşımın, toplumun temel taşı olan aile yapısını zedelediği yönündeki görüşler kamuoyunda giderek daha yüksek sesle dile getiriliyor.

Tüm bu değerlendirmeler, dizi sektörüne yönelik açık bir çağrı niteliği taşıyor. Reyting uğruna şiddeti, cinselliği ve yozlaşmayı merkeze alan senaryolar yerine; toplumsal sorumluluğu önceleyen, gençlere ve ailelere olumlu rol model olabilecek yapımların üretilmesi gerektiği vurgulanıyor. Aksi halde ekranlarda inşa edilen bu kurguların, gerçek hayattaki yansımalarının çok daha ağır sonuçlar doğurabileceği uyarısı yapılıyor.

Haber: İsa Demiroğlu 

Videolar için YouTube kanalımıza abone olmayı unutmayın!


  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.

Başka haber bulunmuyor!