© Demiroğlu Haber

Türkiye’nin Kadife Sesi Aygün Karadoğan Yeni Şarkısı Dargınım Hakkında Konuştu

Sanatçı Aygün Karadoğan, yeni şarkısı Dargınım ile dinleyiciyi geçmişin duygusal dünyasına götürüyor. Arabesk ve klasik Türk müziği estetiğini bir araya getiren eserle ilgili Karadoğan, Demiroğlu Haber’e samimi açıklamalarda bulundu.

“Dargınım” dinleyicide güçlü bir nostalji duygusu uyandırıyor. Bu şarkıyı üretirken sizi geçmişe götüren kişisel bir anı ya da duygu oldu mu?

Aslında baktığımızda, günümüzün keşmekeş müzikalitesinin altında bu şarkıyla tamamen nostaljik bir duyguyu yaşatmaya çalışıyoruz. Bunun sebebi, insanların geçmişe duyduğu özlemle alakalı bir durum. Kiminle görüşsek, geçmişteki anılarının yanında, geçmişte dinlediği müzikal duyguları da özlediğini hissediyoruz. Bu bağlamda “Dargınım” için geçmişe özlemi yansıtan bir çalışma diyebiliriz.

 

Klasik Türk müziği estetiğini arabeskle harmanlayan bir yorumunuz var. Bu dengeyi kurarken özellikle korumaya çalıştığınız bir müzikal çizgi var mı?

Tabii ki var. Kendi öz müziğimizin, Türkçeyi güzel kullanan, donanımlı ve düzgün diksiyonla insanlarla buluşması bizim için çok önemli bir kriter. Bu sebeple bugün yaptığımız çalışmada da bu hassasiyetin özellikle üzerine durduk. Anlaşılır Türkçe, açık ve net cümlelerin kullanımına dikkat ettik.

 

Şarkıda kırgınlık ve içsel hesaplaşma temaları öne çıkıyor. Sizce günümüz insanı neden bu duygularla daha fazla bağ kuruyor?

Şarkının duygusunda kırgınlık ve içsel hesaplaşmanın yanı sıra sitem ve geçmişe duyulan özlem de var. Günümüz popüler müziğinde çok fazla anlaşılmaz sözler ve anlamsız ifadeler bulunuyor. Biz de bunun önüne geçmeyi ve insanlara bu duyguyu gerçekten hissettirmeyi amaçladık. Çünkü herkesin bu şarkıda bir şekilde kendinden bir parça bulacağını düşünüyoruz.

Arabesk müziğin “eskiler gibi” hissettirmesi sizce bir eksiklik mi yoksa bugün yeniden keşfedilen bir ihtiyaç mı?

Bu tarafta çok büyük bir eksiklik olduğunu düşünüyorum. Şarkıyı bestecisinden söz yazarına kadar kime dinlettiysek, herkes eskiyi andığını söyledi. Aslında eskiye duyulan özlem de buradan kaynaklanıyor. Arabesk dediğimiz tarz çok farklı bir noktaya evrildi. Eski bildiğimiz Müslüm Gürses, Ferdi Tayfur, Orhan Gencebay çizgisi bugün yeterince hissedilmiyor. Biz de bu şarkıda, o duyguyu güncel bir altyapı ve daha güçlü bir sound ile dinleyicilerin karşısına çıkardık ve eskileri yeniden canlandırmaya çalıştık.

“Dargınım” ile hem nostaljiye özlem duyanlara hem de genç dinleyicilere hitap ediyorsunuz. Bu şarkı, müzikal yolculuğunuzda nasıl bir dönüm noktasını temsil ediyor?

Evet, “Dargınım” hem nostaljiye özlem duyanlar hem de genç nesle eskiyi hatırlatmak açısından etkili olacağını düşündüğümüz bir çalışma. Bu anlamda müzikal yolculuğumuzda bir kırılma anı olarak da değerlendirilebilir. Gerçek arabesk olarak adlandırılan, geçmişte duygusuyla ve yorumu ile öne çıkan şarkıları yeniden gün yüzüne çıkarmanın keyfini yaşıyoruz.

Günümüzde arabesk rap başta olmak üzere birçok farklı versiyon ortaya çıktı. Bunun yanında yapay zekâ ile üretilen, duygudan uzak, tamamen sunî çalışmalar da dinleyicinin karşısına çıkıyor. Biz ise bu anlayışın dışında durarak, bir arabesk şarkının nasıl okunması gerektiğini, duygusunun nasıl yaşatılacağını göstermek istiyoruz. “Dargınım”, bu anlamda hem geçmişin ruhunu koruyan hem de bugünün dinleyicisine gerçek arabeski hatırlatmayı amaçlayan bir çalışma olarak yolumuzu netleştiren bir eser oldu. Haber: İsa Demiroğlu

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER